
Değerli sanatseverler,
Bursa; köklü tarihi, zengin kültürel birikimi ve güçlü sanat geleneğiyle yaşayan, üreten ve ilham veren bir kenttir. Bizler, Bursamızın kültür ve sanat hayatını güçlendirmeyi; geçmişten gelen değerlerimizi geleceğe taşımanın en önemli yollarından biri olarak görüyoruz. Çünkü inanıyoruz ki sanat; toplumları buluşturan, ortak duyguda birleştiren ve geleceğe umutla bakmamızı sağlayan en güçlü alanlardan biridir.
Albert Camus’nün kaleme aldığı Adiller; bireysel vicdan ile toplumsal sorumluluk arasındaki dengeyi sorgulayan, izleyiciyi düşünmeye davet eden çok güçlü bir eserdir. Adalet, özgürlük, fedakârlık ve şiddet kavramlarını ele alan bu oyun; yalnızca bir sahne eseri değil, aynı zamanda insanlığın ortak değerleri üzerine derin bir sorgulama alanı sunmaktadır. Bu yönüyle kültür ve sanatın toplumsal gelişim açısından ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.
Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından repertuvarımıza kazandırılan bu değerli eserde emeği bulunan herkese teşekkür ediyorum.
Sanatın birleştirici gücüne inanıyor, kültürün kentleri geleceğe taşıyan en önemli değerlerden biri olduğunu biliyoruz. Tüm sanatseverleri Adiller oyununu izlemeye, bu güçlü düşünsel yolculuğun parçası olmaya davet ediyorum.
Sevgi ve saygılarımla,
MUSTAFA BOZBEY
MARMARA BELEDİYELER BİRLİĞİ BAŞKANI
BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI
HOŞGELDİNİZ.
TÜRKİYE TİYATRO
SAHNESİNDE BİR İLK.
OYUNLARIMIZIN İÇERİKLERİNİ
BURADAN TAKİP EDEBİLECEKSİNİZ.
BİR DOKUNUŞ UZAĞINIZDA OLARAK
DİJİTAL DÜNYANIN İMKANLARIYLA
ORMANLARIMIZI KORUYORUZ.

Anlatacağımız daha çok öykü var. Sıradaki öykü, gerçek bir olaydan Albert Camus’nün kaleminden geliyor. Yaşanmış, insanlara insana dair bir hikâye.
Adiller bir tiyatro oyunu; seyredeceğiniz sahneleme ise disiplinler arası bir bakış, tanıklık ve sunum. 1905 Rusya’sında geçen Adiller, politik bir suikast planı etrafında şekillenen, adalet ve vicdan kavramlarını merkezine alan güçlü bir metin. Albert Camus bu oyunda, idealler uğruna verilen kararların ahlaki sınırlarını sorguluyor.
Yanlızca seyredilen bir oyun değil; hem sahne hem perde aracılığıyla seyirciyi doğrudan yüzleşmeye çağıran bir deneyim olarak karşınızda. Alan sade, atmosfer sert ve soğuk.
Çünkü anlatılan hikâye romantik bir anlatı değil. “Amaç için araç meşru mu?” sorusunun tam ortasında duran bir insan hikâyesi.
Siz hiç inanmadığınız bir düşünce ile vicdanınız arasında sıkıştınız mı? Bu sıkışmışlığı görünür kılmak istedik. Tiyatromuzun bu yeni oyunu, disiplinler arası bir çalışma ile repertuvarımızın en yeni üyesi.
İnsan karar anında nasıl görünür? İdealler yüksek sesle konuşulurken, vicdan nasıl fısıldar? Adiller, seyredilecek bir oyun değil sadece; içine düşülecek bir soru.
Nice güzel alkışı olsun. İyi seyirler.
ALİ DÜŞENKALKAR
BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
GENEL SANAT YÖNETMENİ


REJİSÖRÜN NOTU:
“Adiller” üzerine.
Şiddet. Hastalık mı yoksa devrim için vazgeçilmez olan mı? Kuralları, etik değerleri var mıdır? Şiddetin içinde yaşarken aşk nerede durur? Camus Adiller’de buna benzer bir sürü soru sordurtuyor seyirciye. Bir ideolojinin propagandasını yapmadan inançlı ve ahlaklı olan herkesi kutsuyor aynı zamanda, şiddet uygulasalar dahi hayata, devrime, bir insana, herhangi bir şeye aşkla inanan herkesi kutsuyor.
Tarih boyu her şey kazanmak/kaybetmek üzerinden değerlendirildi. İnançla, aşkla yaşamak ayıp, salaklık olarak görüldü, göreceli olarak az sayıda insan aşkla, inançla yaşayabildi bu yüzden. Bugün inançsızlık, ülküsüzlük aşkı, gerçek aşkı dahi tinsel bir yerden alıp sadece tensel bir yere evriltiyor. Korku hepimizin derdi. Korkmak da insana ve yaşamaya dair. Korkularına, yaşama aşkına, Dora’ya olan aşkına rağmen, halkı güzel günler görecek diye, öldüren ama ölmeyi de; bir insanın canını aldı diye aşkla isteyen Yanek’e selam olsun.
Şimdi bu söyleyeceğim herkese “old school” gelecek ama Becket’ı dediği gibi “yenil,bir daha yenil, daha iyi yenil.” Çünkü konu kazanmak değil, inadına yaşamak ya da ölmek. Çünkü konu “çocuklara kalsın diye zeytin dikmek değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için dikebilmek o zeytin ağacını.”
Tarihin sonu olduğu söylenen bugünlerde inançla, aşkla, devrimci ruhla yaşamak enayilik olarak görülürken, emeğini, yüreğini ortaya koymaktan çekinmeyen Bursa Büyüşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosuna çok teşekkür ederim.
Bu gece uyumadan önce iyi bir şey yaptığınızı düşünün lütfen. Dünyayı güzelleştirme, değiştirme arzusu ve için gerekeni yapan herkes için gülümseyin ve unutmayın ki adalet “mülkün” temelidir.
EMRE FEZA SOYSAL
YÖNETMEN

Adiller oyunu sahnede canlı olanla kaydedilmiş olanı üst üste bindirir.
Oyuncular “şimdi ve burada” nefes alırken, arkadaki görüntü zamanı dondurur; yüzleri büyütür, bakışı çoğaltır.
Hakikat tekil olmaktan çıkar.
Kadrajın, ışığın, konumun belirlediği kırılgan bir alana dönüşür.
O zaman sorarız:
Adalet nedir?
Verilen bir hüküm mü,
yoksa izlenen bir görüntü mü?
Camus’da adalet yalnızca bir karar mekanizması değildir;
aynı zamanda bir temsil meselesidir.
Kim konuşur?
Kim izler?
Kim kaydeder?
Ve en önemlisi: Kim görünür olur?
Sahnedeki beden ile perdedeki yüz arasındaki mesafe,
seyirciyi edilgen bir tanık olmaktan çıkarır.
Her izleyen, yargının bir parçasına dönüşür.
Çünkü adalet, çoğu zaman hükmün verildiği yerde değil,
bakışın konumlandığı yerde kurulur.
Adiller, hakikatin tek bir merkezden değil,
çatlaklardan sızdığını hatırlatır.
Camus’da adalet soyut bir yasa değildir;
insanın kendi eylemiyle yüzleşme cesaretidir.
Ve belki de en zor soru şudur:
Haklı olmak mı,
yoksa sorumluluğu üstlenmek mi?
TÜLAY AKGÜL
DRAMATURG






KÜNYE
Oyun 2 Perde, 135 Dk (Ara dahil)
16+, Yetişkin Oyunu
Yazan
Albert CAMUS
Çevirmen
Ayberk ERKAY
Yönetmen
Emre Feza SOYSAL
Dramaturg
Tülay AKGÜL
Dekor Tasarım
Cem YILMAZER
Işık Tasarım
Cem YILMAZER
Kostüm Tasarım
Rabia KİP
Hareket Düzeni
Bedirhan Dehmen
Projeksiyon tasarım
Okan TEMİZARABACI
Dekor Realizyon
Şafak Kerem KIZILTAN
Yardımcı Yönetmen
Günay Yunus GÜNEY
Yönetmen Yardımcısı
Ayşe DİNÇ
Yardımcı Dramaturg
Nihayet Nihal KÖSE
Oyuncular:
Ahmet Rıfat ŞENTÜRK
Aykan Yılmaz
Bulut ŞAŞOĞLU
Erdem KAHRAMAN
Günay Yunus GÜNEY
Hilal ÖZTUNCA
Kerim ERKAP
Nihan Doğa
Okan TEMİZARABACI
Osman Murat ERTEN
Serdar SOYER
Sergen BÖLÜK
Şafak Kerem KIZILTAN
Tutku SAY
Yusuf SERDAROĞLU
Akordiyon
Kamran HAMDİ
Reji Asistanı
Hilal ÖZTUNCA
Sahne Amiri
Bulut ŞAŞOĞLU
Ses Teknisyenleri
Furkan ÇİÇEK
Kerim ERKAP
Bahadır DURSUN
Yusuf IŞIK
Işık Teknisyenleri
Ahmet Rıfat ŞENTÜRK
Ömerhan BİBİCAN
Ömer Halim ŞENSÖZ
Kadir BALKAYA
Sahne Aksesuarcıları
Elçin KILIÇ
Burak ÖNCEL
Sahne Teknisyenleri
Bedir GÜSAYAR
Mustafa GÜNHAN
Umut KAHRAMAN
Süleyman BATAK
Kadir ÇELİK
Genel Sanal Yönetmeni
Ali DÜŞENKALKAR
